Yeni Isıtma Yasası ve Beklentiler
Aylarca süren belirsizlik ve tartışmaların ardından koalisyon hükümeti nihayet yeni Bina Modernizasyon Yasası'nı kamuoyuna duyurdu. Ancak uzmanlara ve çevre aktivistlerine göre bu adım, beklenen çevresel faydayı sağlamaktan oldukça uzak ve adeta en kötü seçeneğin hayata geçirilmesi anlamına geliyor.
İklim Korumasında Beklenmeyen Sabotaj
Yeni yasanın en çok eleştirilen yönü, sadece binalardaki enerji dönüşümünü aksatmakla kalmayıp diğer kritik alanları da olumsuz etkileme potansiyeli taşıması. Alınan kararların, geniş çaplı bir iklim koruma stratejisi yerine mevcut sorunları derinleştiren bir yaklaşım sergilediği belirtiliyor. Bu yasa ile birlikte sekteye uğrayan başlıca sektörler şunlar:
- Bina Sektörü: Isıtma sistemlerinin yeşil dönüşümünde yetersiz kalınması ve hedeflerin ertelenmesi.
- Ulaşım Sektörü: Genel karbon emisyonu azaltım planlarıyla çelişen dolaylı düzenlemeler.
- Sanayi ve Endüstri: Yeşil enerjiye geçiş teşviklerinin zayıflatılması.
- Elektrik ve Enerji: Yenilenebilir enerji kaynaklarının şebekeye entegrasyonunda yavaşlama riski.
Sonuç: En Kötü Seçenek mi Tercih Edildi?
Sonuç olarak, yeni ısıtma ve modernizasyon yasası, iklim hedeflerine ulaşma konusunda büyük bir hayal kırıklığı yaratmış durumda. Koalisyonun, elindeki pek çok alternatif arasından adeta en kötü seçeneği tercih etmesi, sürdürülebilir bir gelecek inşa etme çabalarına büyük bir darbe vuruyor. Karar alıcıların bu tepkiler üzerine yasada bir revizyona gidip gitmeyeceği ise kamuoyunun en çok merak ettiği konuların başında geliyor.
Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.